GİRMELER MAĞARASI
Girmeler Mağarası Prehistorik Çağlardan günümüze kadar uzanan bir süreçte buluntular içermesi bakımından Likya tarihine ışık tutmaktadır.  Girmeler Mağarası çalışmaları, daha çok mağara önündeki höyük tarzı yerleşimden arta kalan verilerin derlenmesinden oluşmaktadır. Çünkü bu höyük yerleşimi 1985 yılında iş makineleri ile tamamen tahrip edilmiş ve alan düzleştirilmiştir. Bu yükseltinin günümüz yüzey düzleminden 6,8 metre kadar yükseklikte olduğu ve çapının 55 metreye ulaştığı düşünülmektedir.

2010 yılında Prof. Dr. Taner Korkut ve ekibi tarafından yapılan çalışmalar sonucunda A ve B olarak adlandırılan iki adet mağara girişinin önünde höyük yerleşiminden arta kalan kültür katmanlarının kesitleri tespit edilmiştir.
Böylece bu kısımlardaki stratigrafi takip edilmiş ve toplamda 4 sektörde inceleme yapılabilmiştir. Doğudaki A girişinin mağara duvarı önünde üst katmanlarda Hellenistik ve Roma Dönemi kullanım tabakaları tespit edilmiştir. Bu tabakaların altında prehistorik katmanların koruna geldiği gözlendiyse de, herhangi bir mimarî kalıntıya rastlanamamıştır. Söz konusu tabakaların en üstte yer alan seviyesi seramik buluntular yardımıyla Geç Neolitik Döneme tarihlenmektedir. Ayrıca bu alanın batı kesiminde yanmış durumda insan iskeletleri de tespit edilmiştir. İskeletlerin yanında herhangi bir ölü hediyesi bulunmasa da, hemen yakınında ele geçirilen kemik kolye, tanrıça figürini ve tanrı idolünün büyük olasılıkla bu gömülerle bağlantılı olduğu düşünülmektedir. Yapılan C14 testleri yardımıyla iskeletlerin bulunduğu katman M.Ö. 8. binyılın ikinci yarısına tarihlenir. Batıdaki daha küçük B mağarası girişinde mağaranın güney duvarına bitişik oldukça dar bir şerit hâlinde kültür tabakaları tespit edilerek temizlenmiştir. Bu alanda en üst tabakadan başlayarak Osmanlı, Bizans, Roma ve Hellenistik Dönemlere tarihlenen yerleşim izlerine rastlanmıştır. Ayrıca B mağarasının önünde yapılan temizlik çalışmaları sonucunda üçüncü bir mağara girişi daha tespit edilmiş ve bu da ‘Mağara C’ olarak adlandırılmıştır. Yüzeyden yaklaşık 1 m. derinliğe kadar olan alanın kesitinde seramik parçaları gözlemlenirken, daha aşağıda olan katmanlarda sadece çakmak taşı yongalar görülmüştür. Seramiksiz bu katmanda yapılan C14 testleri M.Ö. 9. binyılın ikinci yarısına işaret etmektedir.


 
 
Bu web sitesi Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin mali katkısıyla hazırlanmıştır. Bu web sitesinin içeriğinden Fethiye Müze Müdürlüğü sorumludur ve bu içerik hiçbir şekilde Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti'nin görüş ve tutumunu yansıtmamaktadır.